Günün Sözü
Öğretmek,iki defa öğrenmek demektir.
Katarakt nedir ve tedavisi
Katarakt, göz merceğinin saydam yapısını kaybetmesiyle oluşan bir göz hastalığıdır. Saydam yapısı bozulmuş olan mercek veya lens, buzlu bir cam görünümünde olur ve bu da kişinin bulanık görmesine sebep olur.
Göz içinde bulunan lensin yapısı protein ve sudan oluşmaktadır. Bu proteinler özel bir dizilime sahiptir, bu özellik lensin, saydam ve ışığı geçirebilecek yapısını sağlamaktadır. Yaşlanmayla birlikte bu protein diziliminde oynamalar gerçekleşir ve lens saydam özelliğini kaybeder. Böylece katarakt oluşmuş olur.
Yaşlanmayla birlikte katarakt oluşmasının sebepleri arasında, uzun süre sigara ve alkol kullanılması, yoğun stres, uzun süreli güneş ışığına maruz kalmak sayılabilir.
Katarakt oluşumu sadece yaşlılıktan kaynaklanmaz, bazen yeni doğan bebeklerde dahi görülebilir. Ayrıca göze bir darbe alınması sonucu protein dizimlinde oynama meydana gelmesiyle, göz içi iltihap oluşum sebebiyle, uzunca bir süre kortizon kullanılması ve diyabet gibi çeşitli metabolizmik hastalıklarla birlikte katarakt görülebilir.
Katarakt belirtileri ise; çift görme, bulanık görme, renkleri olduğundan daha soluk görme, göz yorgunluğu, sürekli baş ağrısı ve gece karalığında görme sıkıntısı çekmek şeklinde sıralanabilir. Bu belirtiler bulunan bir hasta kesinlikle katarakttır demek doğru olmaz, fakat bu belirtileri yaşayan insanlar bir hekime başvurmalıdırlar.
Katarakt görme bozukluğunun tek tedavi şekli ameliyattır. Mercek veya lensler yardımıyla katarakt geçmemektedir.
Katarakt ameliyatı düşünüldüğü kadar zor bir ameliyat değildir. Ameliyat sonrasında hastanede yatmak gerekmez. Ameliyat öncesinde gözbebeğine enfeksiyonu engellemek adına bazı damlalar damlatılır. Göz ve etrafında iğne yapılmaz. Ayrıca bu ameliyat sırasında hastaya lokal anestezi yapılmaz. Heyecanı azaltmak adına koldan çok kısa süre etkili olacak bir iğne yapılır. Ameliyattan önce kataraktın büyüklüğü optik biometri cihazıyla gerçekleştirilir ve takılacak olan lensin numarası tespit edilir. Daha sonra basit bir operasyon ile lens yerleştirilir.
Ameliyat sonrasında ise hastanın pamuklu bir bant ile gözü kapatılır ve hasta eve gönderilir. Ertesi gün kontrole gelen hastanın gözünden sargı bezi çıkarılır ve hastaya ilaç takviyesi verilir. Net bir görme duyusu ameliyattan sonra birkaç hafta sürebilir.
Katarakt ameliyatında genelde hiçbir sorun yaşatmaz. Yapılan katarakt ameliyatlarının on binde biri sadece ölümle sonuçlanmaktadır. Bu oran oldukça düşüktür. Ayrıca operasyonun başarıya ulaşma ihtimali de oldukça yüksektir. Gerek dünyada gerekse ülkemizde binlerce hasta katarakt problemini ameliyat ile yenerek sağlığına kavuşmaktadır. Bütün bu verilere rağmen işinin ehli ve bu konuda uzmanlaşmış doktorlar ile operasyona girmekte yarar vardır.
Miyop
kısaca uzağı net olarak görememek veya uzağı hiç görememek olarak nitelendirilen bir çeşit görme bozukluğudur.Miyop görme bozukluğunun sebebi, bu kusura sahip bir kişinin gözlerinin; ön ve arka kısımları düşünüldüğünde bu kısımda ki çapın daha uzun olmasından kaynaklanır. Gözün bu kısımda ki çapının uzun olmasından dolayı miyop olan göze gelen ışınlar.retinanın ön tarafına düşecektir. Dolayısıyla miyop görme kusuruna sahip kişilerde yakın olan cisimler mercek gücünün sayesinde retinada odaklanabilirken, uzak cisimler retinada odaklanamayacağından, mercek gücünün odaklanmaya yetmeyeceğinden ötürü uzağı net olarak göremezler.
Bilimsel araştırmalar sonucunda miyopluk hastalığının genetik olduğu ortaya çıkmıştır. Yani miyop göz kusuruna sahip bireylerin kan bağı bulunan bireylerde de bu göz kusuru görülebilir.
Bu hastalığa genel olarak 7-15 yaş arasında teşhis konulmaktadır. Bu dönemde fark edilen miyopi, ergenlik dönemi sonlarına dek artış gösterebilir. Teşhisin 7 yaşından sonra fark edilmesinin sebebi, gözünde bu hastalık olan çocukların ders tahtasını net göremedikleri şikayetiyle ortaya çıkmaktadır.
Miyop hastalığının 3 değişik görülme şekli vardır:
1) Uzunluk Miyopisi; miyop hastalığının en sık görülme şeklidir. Gözün kırıcılık vasfında bir problem yoktur fakat göz çapının uzunluğundan kaynaklı(ön arka çapı), gelen ışınların retinanın önünde odaklaşmasından kaynaklı bir görme bozukluğudur.
2) Eğim Miyopisi; göz çapının boyutunda herhangi bir sıkıntı yoktur, fakat korneada veya lens eğiminde artış olmasından kaynaklı gelen ışınlar fazla kırılarak yine retina önünde odaklanmayı sağlamaktadır.
3) Kırıcılık Miyopisi; bu miyopi türü yaşın artmasıyla birlikte ortaya çıkmaktadır. Yaşlılıkla birlikte bazen göz merceğinde sertleşme meydana gelmektedir. Bu da göz merceğinin kırıcılığını arttırabilmektedir. Böylece görüntü yine retina önünde odaklanacak ve uzak cisimler yine net bir şekilde görülemeyecektir
Bilimsel araştırmalar sonucunda miyopluk hastalığının genetik olduğu ortaya çıkmıştır. Yani miyop göz kusuruna sahip bireylerin kan bağı bulunan bireylerde de bu göz kusuru görülebilir.
Bu hastalığa genel olarak 7-15 yaş arasında teşhis konulmaktadır. Bu dönemde fark edilen miyopi, ergenlik dönemi sonlarına dek artış gösterebilir. Teşhisin 7 yaşından sonra fark edilmesinin sebebi, gözünde bu hastalık olan çocukların ders tahtasını net göremedikleri şikayetiyle ortaya çıkmaktadır.
Miyop hastalığının 3 değişik görülme şekli vardır:
1) Uzunluk Miyopisi; miyop hastalığının en sık görülme şeklidir. Gözün kırıcılık vasfında bir problem yoktur fakat göz çapının uzunluğundan kaynaklı(ön arka çapı), gelen ışınların retinanın önünde odaklaşmasından kaynaklı bir görme bozukluğudur.
2) Eğim Miyopisi; göz çapının boyutunda herhangi bir sıkıntı yoktur, fakat korneada veya lens eğiminde artış olmasından kaynaklı gelen ışınlar fazla kırılarak yine retina önünde odaklanmayı sağlamaktadır.
3) Kırıcılık Miyopisi; bu miyopi türü yaşın artmasıyla birlikte ortaya çıkmaktadır. Yaşlılıkla birlikte bazen göz merceğinde sertleşme meydana gelmektedir. Bu da göz merceğinin kırıcılığını arttırabilmektedir. Böylece görüntü yine retina önünde odaklanacak ve uzak cisimler yine net bir şekilde görülemeyecektir
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
